David her gün beni düşünürken sizlere nasıl bir miras bıraktığını tahmin edemedi.

Evet bu bir savaş. Ancak savaşta hislere yer yok.

David’in bu kadar düşündüğü adama karşı siz ise şu an iliklerinize kadar korku içindesiniz.

Ne yazık ki sadece korku da değil bunun yanında bir de çaresizlik var.

David’in Vasiyeti’ni başından beri biliyordum. Şimdi hatırlayın o ilk videolardaki gördüğünüzü sandığınız korku gerçek miydi değil miydi?

David belki size söylemedi ama yenileceğini biliyordu…

Her neyse…

CIA’in istihbarat ağına devam edelim.

  1. IOS ve Androidleri kullanarak insanların yüz taramalarını ve parmak izleri bir veritabanına kaydedilmekte.
  2. Bu yüz tarama sistemi şehirlere kurulan kamera sistemleri ve tüm güvenlik kameralarını tarama imkanı tanımakta.
  3. Devlet kayıtlarına dahi girmemiş parmak izleri ve yüz taramaları sistemlerinde böylelikle CIA’in bulmak istediği birine ulaşması çok basit.
  4. Ayrıca IOS ve Androidlerin anlık olarak sesleri iletmekte olduğundan ses tanıma sistemleri var. Bu şu demek oluyor. Kişi herhangi bir cihaz(cep telefonu, bilgisayar vs.) kullanmasa dahi kullanan birinin yanında konuştuğu anda sistem ona ulaşabilmekte.
  5. Bir kişiye dair bu bilgilerin istihbarat yönü böyle iken aynı bilgiler İllüminati’nin farklı amaçları için de servis edilmekte.

Halen iftira atmanızı bekliyorum. Gelen giden yok. David sizinle gurur duyuyordur. Emin olun. Normalde bu aşamada sizinle yüz yüze karşılaşmamız gerekiyor. Ancak korktuğunuz için karşıma bile çıkamamanız çok kötü…

CIA’in istihbarat ağına dair açıklamalar devam edecek…

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir